Kategoriler
Gündem Manşet

Maslak’ta 150 milyonluk otel savaşı!

SARİYERGAZETESİ.COM- BEKİR BATU/ ÖZEL HABER

Sarıyer’in plazalarıyla ünlü semti Maslak’ta şu sıralar 150 milyonluk otel savaşı yaşanıyor. Sarıyer kamuoyu bu gelişmelerden habersiz olmakla birlikte ilçeyi yönetenler bu sürecin merkezinde yer alıyor. Peki nedir bu 150 milyonluk “otel” savaşı? Sarıyer Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Bekir Batu Maslak’taki bu garip olayın tüm detaylarını mercek altına aldı, yaşanan tüm gelişmeleri sizler için araştırdı…

İTFAİYE ALANI’NDAN 10 KATLI OTELE

150 milyonluk otel savaşının yaşandığı arazi; tapuda Ayazağa sınırlarında kalan, mahalli sınır olarak da Maslak’ta bulunan Atatürk Oto Sanayi girişindeki 2 pafta 1 ada 57 parselde yer alıyor. Söz konusu arazi özel bir şirkete ait ve tam 2 bin 728 metrekare. Arazi, Maslak’taki Shell İstasyonu ile HONDA binası arasında kalan metronun yanındaki boş bir parsel… Maslak Ordu Evi’nin karşısına düşen bu arazi imar planlarında “Kamu kullanımı dışında kullanılamaz” niteliğe sahip “İtfaiye alanı” olarak belirlendi. Ancak arazide ısrarla imar değişikliği yapılarak burada dev bir otel yapılması isteniyor.

“KAMU KULLANIMI DIŞINDA KULLANILAMAZ”

Arazideki imar değişikliği talebi İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’ne bugüne kadar tam 3 kez geldi ve her seferinde reddedildi. Ancak bu kez de Mart 2020 meclisinde konu 4. kez meclise geldi. “Ayazağa Mahallesi 2 pafta, 1 ada,57 parsele ilişkin 1/5000 ölçekli NİP Değişikliği “ başlığıyla gündeme plan değişikliği talebi İmar ve Bayındır Komisyonu tarafından yine kabul edilmedi. Komisyon bir kez daha söz konusu arazide plan değişikliği yapılmasına izin vermedi.

İmar ve Bayındırlık Komisyonu raporunda; arazinin, Maslak ve Çevresi Nazım İmar Planı’nda “Yönetim Merkezi” alanı lejantında kaldığı ve en çok 10 kat yapılaşma koşulunda Turizm Tesis Alanı’na alınmasına ilişkin imar planı değişliği teklif edildiği ifade edildi. Yönetim Merkezi denilen alanların; vergi daireleri, Büyükşehir ve ilçe belediyeleri ve ilgili idari birimleri, karakol, muhtarlık vb. kamu kurum ve kuruluşlarına ait yönetimsel idari bilimleri kapsadığı hatırlatıldı. Bu alanların kamu kullanımı dışında kullanım getirilemez olduğu ifade edildi. Arazinin halen en fazla 5 kata kadar inşaata açık olduğu vurgulanırken mevcut durumda bu parselin ”İtfaiye alanı” olduğu ifade edildi. Parselin 4. Levent Hacıosman Metrosu plan tadilatında metro güzergahı ve istasyon alanları mutlak koruma sınırı içinde kaldığı da vurgulandı. İmar Komisyonu raporunda, bu araziyle ilgili İtfaiye Daire Başkanlığı Avrupa Yakası İtfaiye Müdürlüğü’nün ‘Bu parselin itfaiye alanı olarak kullanılmasına gerek olmadığı başka bir yerde ihtiyaçlarının olduğu ifade edildiği” belirtildi.

15 KAT İSTEDİLER, 10 KATA RAZI OLDULAR

Arazideki imar değişikliği teklifi ilk önce 2011 yılında gündeme geldi. İlk müracaatta emsalin 2.5 olması ve 15 kata kadar inşaat yapılması istendi. Bu teklifin reddedilmesinden sonra konu 2016 yılında tekrar İBB gündemine geldi. Bu kez emsalin 1.5 olması ve binanın 10 kata kadar yapılabilmesi talep edildi. 2018 yılında da imar değişikliği talebi yeniden meclise getirildi, bu kez emsalin 1.4 olması ve binanın 10 kat olması istendi. Son olarak imar değişikliği isteği Mart ayı oturumunda gündeme geldi. Emsalin 1.2 olması istenirken binanın da 10 kata kadar yapılabilmesi istendi. Bugüne kadar tam 3 kez reddedilen ve bu ay ki oturumla birlikte 4. kez meclise getirilen teklif İmar ve Bayındırlık Komisyonu’nca bir kez daha uygun görülmedi. Hal böyle olunca arazideki imar değişikliği talebi meclisten yine geçemedi. Eğer arazide istenildiği şekilde imar değişikliği yapılırsa, burada yaklaşık 150 milyon lira değerinde 10 katlı dev bir turistik otel yapılabilecek.

Ancak bu araziyle ilgili ısrarla imar değişikliğinin talep edilmesi ve süreci takip eden siyasetçiler olması “acaba bu ısrarın arkasında ne gibi duygusal bağlantılar var” sorusunu akıllarla getirdi.

Sahi bu inadın nedeni ne? Bu işin arkasında hangi siyasetçiler var?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir